<MERAK EDİLEN İSLAMİ KONULAR-2>
ballarbalinibuldum2 1 Takipçi | 0 Takip

TEVEKKÜL NEDİR?

2014-05-25 22:29:00
TEVEKKÜL NEDİR? |  görsel 1

TEVEKKÜL NEDİR? "ÖNCE TEDBİR AL,SONRA TEVEKKÜL ET"   Hz. Enes (r.a.) rivayet ediyor: "Bir sahâbî Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.) (tevekkül konusunda) şöyle sordu:... - Ey Allah'ın Resûlü! Devemi bağlayıpta mı (Allah'a) tevekkül edeyim,yoksa onu bağlamadan salıp da mı tevekkülde bulunayım. Yüce Peygamber buyurdu: - Onu bağlayıp da tevekkül et."1  Tevekkül nedir?  Yaradanımızın açıklamasına göre insan zayıf yaratılmış bir varlık olduğu için güven duygusuna muhtaçtır.  Allah'a güven; tevekkül ise aklın ve îmanın gereğidir.   a- Evreni, dünyayı, insanları, bitkileri, hayvanları yaratan ve yaşatan Allah'tır. Güven kaynağı olarak görülen varlıkları halkeden, dilediğini, istediği an, arzuladığı şekilde gerçekleştirmeye gücü yeten de yalnız O'dur:   Gerçek bu olduğu için olgun akıl Allah'a güvenle mutlu olabilir. Kur'ân-ı Kerîm bu aklî gerekçelere değinerek Allah'a tevekkül olunmasını şöylece emretmektedir: "Ölümsüz, diri olan Allah'a güven..." "(Evet,) mutlak gârip ve merhametli olan Allah'a dayan..." "(Çünkü) O, doğunun ve batının (tüm evrenin) Rabb'idir. Ondan başka tapınılacak mabud yoktur. Onu, (yalnız O'nu) güven kaynağı edin." "Allah kuluna yetmez mi?... (Elbette yeter.)" "... Her kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.*   b- Allah'a güven, O'na îmanın zarûri bir sonucudur. Çünkü inançlı kişi Allah'a, varlığını kendinden alan, bilen, işiten, g&... Devamı

İSLAMA GÖRE EKONOMİK DÜZEN NASIL OLMALI?

2013-11-16 20:33:00
İSLAMA GÖRE EKONOMİK DÜZEN NASIL OLMALI? |  görsel 1

İSLAMA GÖRE EKONOMİK DÜZEN NASIL OLMALI?       :İSLAM ŞERİATINA GÖRE EKONOMİK DÜZEN:       Kur'an a dayalı İslam ekonomisi henüz bütün boyutlarıyla ortaya konmuş değildir.Çünkü,Batı'da ekonominin enine boyuna tartışılıp bir bilim olarak şekillendiği sırada İslam ülkeleri emperyalizm,sömürgecilik ve kendi içlerindeki despotizmin kahrı altında ölüm-kalım savaşı vermektedirler.     Çağımızda İslam ekonomisini,bazı kesimlerce sosyalist sistemlerle bir yakınlık arz ediyor gibi görünüyor.Bunun Kur'an kaynaklı yapısal sebeblerin yanında İslam dünyasının Kapitalist Batı'dan çektiği zulümlerden kaynaklanan sebepleri vardır.     Çağın büyük İslam düşünürlerinden Muhammed İkbal'in,Marx'ın"Das Kapital"ini övmesi,İslam Peygamberinin en yakın dostlarından biri olan Ebu Zer el-Gıffari'nin günümüz sola yakın düşünürleri tarafından "sosyalist zahid"diye adlandırılması ilginç ve yersizdir.     İslam'ın ekonomi anlayışı kendine özgü bir anlayıştır. Benzerlikleri,paralellikleri büyüterek İslam ekonomisini şu veya bu izmin (ideolojinin,sistemin)altına sokmak büyük bir hatadır.     Kur'an'ın ekonomi anlayışı ile Batı'nın ekonomi anlayışlarının temel farklarından biri,birincide insanın teo-teolojik(ilahi bilimi-gaye bilimi)bir varlık olarak ele almasına karşın,ikincide biyo-ekonomik veya homo-ekonomik bir varlık olarak değerlendirilmesidir.     Bunun zorunlu sonuçlarından biri de şudur:    Kur'an ekonomiyi değil,insanı gaye edinmektedir. Ekonomik değer,hayatın ve insanın yönünü belirl... Devamı

MEVLİT KANDİLİ KUTLAMAK BİDATMIDIR,GÜNAHMIDIR?

2013-01-17 00:11:00
MEVLİT KANDİLİ KUTLAMAK BİDATMIDIR,GÜNAHMIDIR? |  görsel 1

MEVLİT KANDİLİ KUTLAMAK BİDATMIDIR,GÜNAHMIDIR?     Yüzyıllardır mevlid kandili kutlanıyor.Peygamberimizin doğum günü kutlanıyor.Yalnız mevlid değil Kuran'da okunuyor.Kandiller bidatı hasenedir.Kötü olan yanlış olan bidatı seyyiyedir.Önemli olan itikatta çıkan batıl bidatlardır.   Mevid-i şerif peygamberimizin(s.a.v)doğumunu anlatan,onu metheden,öven bir şiirdir.Peygamberimizin zamanında sahabeler arasında peygamberimizi öven,İslam'ı öven şaiirler vardı.   Bazıları diyorki,özellikle Kur'an Mealcileri,Vehhabiler ve Yeni Selefiyeciler:"Kandilleri kutlamak bidat ve günahtır"   Müslümanların bir araya gelip,Kur'an okuması,şiir okuması,ilahi okuması niye günah olsun niye kötü bidat olsun? Müslümanların Kandillerde Kuran okumasımı günah? Peygamberimizi ve İslamı öven şiirleri okumasımı günah?İlahi okumasımı günah?   Bunun tam tersini düşünelim.Boş işler için bir araya gelen,günah işleyen gafil müslümanlar var.   Peygamberimizin(s.a.v) zamanında İslam aleyhine şiirler yazarak fitne çıkaran ve sahabe tarafından öldürülen şahıs Kab BinEşref'dir. Sahabeler içinde İslamı ve Peygamberimizi öven şiirler okuyanlar vardı. Sahabe Efendilerimiz (ra) de Peygamberimiz'i (a.s.m) öven şiirler okurdu Peygamber Efendimiz (a.s.m) zamanında şairler O'nu (a.s.m) öven ve kafirleri kahreden şiirler okurlardı. Hassan bin Sabit (ra) şiirleri çok beğenilen sahabelerdendi. Resulullah (a.s.m), mescide bu şair için bir minber koydurdu. Hassan bin Sabit (ra) minbere çıkar, düşmanları kötüler, Resulullah'ı (a.s.m) överdi. "Allahü Teala (cc), Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassan... Devamı

13 RAKAMI VE BAZI GÜNLERİN UĞURSUZLUĞU VARMI?

2012-12-11 21:59:00
13 RAKAMI VE BAZI GÜNLERİN UĞURSUZLUĞU VARMI? |  görsel 1

13 RAKAMI VE BAZI GÜNLERİN UĞURSUZLUĞU VARMI?         Yanlış inanışlarından biri de haftanın bazı günlerinin uğurlu bazı günlerinin de uğursuz sayılmasıdır. Oysa İslâm'da günün güne üstünlüğü yoktur. Günler, gün olması bakımından birbirinin aynıdır. İnsan dilediği günde iş yapar. Dilediği zaman da seyahate çıkar. Akıllı ve inançlı bir müslüman şu gün çalışmaz, şu gün işe başlamaz, hurafelerine kanmamalıdır. Ama ne yazık ki halkımızdan bazıları bu uydurmalara kanmaktadır.   Haftanın bazı günlerini uğurlu, bazı günlerim uğursuz ve bazı günlerinde de çalışmayı günah saymak, uzmanlara göre, yahudi ve hıristiyan adetlerinden geçmiştir. Gerçekten de hıristiyanlar Salı gününü uğursuz, Pazar günü de çalışmayı günah sayarlar. Yahudiler ise Cumartesi günü çalışmazlar.   Halbuki İslâm dininde, sadece istirahat ve ibadet saatları dışında devamlı olarak çalışmak tavsiye edilmiştir. Buna rağmen çalışmaktan en çok kaçar hale de biz gelmişiz. Bir sürü hurafeye kanarak adeta haftanın günlerini çalışmamak için parsellemişiz.   Günlerle ilgili olarak şu hurafeler de halkımızı etkilemiştir:   —Salı günü işe başlanırsa bitmez sallanır. —Pazar günü çalışmak uğursuzluktur. —Çarşamba gecesi işe başlanırsa, "Çarşamba karısını" kızdınr ve o eve kötülüğü dokunur. —Perşembe çamaşır yıkanırsa zengin olunur (Kıbrıs). —Salı günü yeni elbise giyilirse yanar. —Çarşamba günü süt içmek, ev satın almak iyi değildir. —Cuma akşamı ve cuma günü ev temizle... Devamı

İSLAMA GÖRE SAÇ BOYAMA NASIL OLMALI?

2012-12-01 18:59:00
İSLAMA GÖRE SAÇ BOYAMA NASIL OLMALI? |  görsel 1

  İSLAMA GÖRE SAÇ BOYAMA NASIL OLMALI?       ـ1ـ عن أبى هريرة رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]قال رَسُول اللَّهِ #: إنَّ الْيَهُودَ وَالنَّصَارى َ يَصْبُغُونَ فَخَالِفُوهُمْ[. أخرجه الخمسة إ الترمذي بهذا اللفظ.ولفظ الترمذي: ]غَيِّرُوا الشَّيْبَ، وََ تَشبَّهُو بِالْيَهُودِ[. 1. (2111)- Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yahudîler ve hıristiyanlar (saçlarını) boyamazlar. Siz onlara muhâlefet edin." [Buhârî, Libâs 67, Enbiya 50; Müslim, Libâs 80, (2103); Ebû Dâvud, Tereccül 18, (4203); Nesâî, Zînet 14, (8, 137); Tirmizî, Libâs 20, (1752).] Bu hadis Tirmizî'de "(Saçınızdaki) aklıkların rengini değiştirin, yahudîlere benzemeyin!" şeklinde gelmiştir. ـ2ـ وعن ابن عباس رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: ]مَرَّ رَجُلٌ وَقَدْ خَضَبَ بِالخِنَّاءِ، فَقَالَ النَّبىُّ #: مَا أحْسَنَ هذَا، وَمَرَّ آخَرُ وَقَدْ خَضَبَ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ فقَالَ: هذَا أحْسَنُ مِنْ هذَا، ثُمَّ مَرَّ آخَرُ وَقَدْ خَضَبَ بِالصُّفْرَةِ، فقَالَ: هذَا أحْسَنُ مِنْ هذَا كُلهُ[. أخرجه أبو داود. »الْكَتَمُ«: نبت يخلط بالوسمة يختضب به .  (2112)- İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "(Saçlarına) kına yakmış bir adam gelmiştir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu ne güzel!" buyurup takdir etti. (Az sonra) kına ve ketem ile boyanmış biri geldi. "Bu evvelkinden de güzel!" buyurdu. Sonra (saçlarını) sarıya boyamış biri daha gelmişti ki: "Bu öbürlerinden de güzel!" buyurdu." [Ebû Dâvud, Tereccül 19, (4211); İbnu Mâce, Libâs 34, (3627).]   AÇIKLAMA:   1- Ketem, bir bitki olup, kına gibi saç ... Devamı

Uzaylılar Var mı? Kâinatta Yanlız mıyız?-VİDEO

2012-08-10 03:39:00

Uzaylılar Var mı? Kâinatta Yanlız mıyız?     Devamı

FAL AÇMAK VE BURÇ FALI

2011-11-23 04:59:00

            FAL AÇMAK VE BURÇ FALI    Yaygın olan hurafelerden biri de fala bakmak, "FAL AÇMAK" adetidir. Fal hurafesi ile okumuşu da cahili de meşgul olmaktadır. Bazı kimseler de: "Fala inanmıyoruz amma eğlence olsun diye açtırıyoruz" diyorlar. Bu düşünce doğru değildir. İslâm Dinine göre hangi şekilde olursa olsun, fal baktırmak ve falcıların söylediklerine inanmak yasaktır. Bu hususta Kurân-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Ey iman edenler! şarap, kumar, putlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durun ki felaha erişesiniz" (Maide Sûresi, Ayet: 90). Konuya ilişkin olarak Allah Elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S) de şöyle söylemiştir: "Kuşun ötmesinden, uçmasından uğursuzluk kabul etmek, ufak taşlar (nohut, bakla, fasulye, iskanbil kağıdı, kahve telvesi vs.) ile fal açmak, kum üzerine hatlar çizmek, bunlardan geleceğe dair hükümler çıkarmak SÎHİR ve KEHANET nevindendir"(11) Bu ilahi emirlerden açıkça anlaşılıyor ki, fal yasak bir davranış olup haram kılınmıştır. Haram olan bir hükmün şakası helal olamaz. Bu bakımdan eğlence için dahi olsa, falcıların dediklerine ve fala inanmak caiz değildir. Falcılar bir takım şekil ve sembollere dayanarak geleceği gördüklerini ve gaybı bildiklerini iddia ederler. Bu iddialar yalandır. Söylediklerinden binde biri rast gelse dahi bu onların gaybı bildiklerine kanıt olamaz. Çünkü gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Eğer falcılar herşeyi önceden bildiklerini iddia ediyorlarsa, sınaması kolay. Gelsinler bir araya toplansınlar; ilim adamlarından da jüri kurulsun ve dünya üzerinde herhangi bir şehir tesbit edilip, bu şehirde yarın nele... Devamı

:NAZAR(İSABET-İ AYN):

2011-11-21 17:20:00

  :NAZAR(İSABET-İ AYN): NAZAR: Bakış,bakma,göz değmesi,göz isabeti. Belli kimselerde bulunduğuna inanılan;insanlara,özellikle çocuklara,evcil hayvanlara,eve,mala mülke,hatta cansız nesnelere de zarar veren,bakıştaki çarpıcı ve öldürücü güç. ''O inkâr edenler o zikri(Kur'an)işittikleri vakit az daha seni gözleriyle devireceklerdi.Bir de ''O gerçekten bir deli! diyorlar.'' (KALEM SURESİ 51.AYET) ''Sizden biri kendinde,malında veya kardeşinde hoşuna giden bir şey görürse dua etsin.Zira nazar haktır.'' (Hadis-i Şerif Ravi: Hz. Amr İbni Rabia (r.a.) ''Bir kimse hoşa gidecek bir şey gördüğünde'Mâşââllah la kuvvete illâ billâh'derse ona nazar değmez.'' (Hadis-i Şerif (Ramuz'el -Hadis) ''Müşriklerden nazarı çok kuvvetli bir adam 3 gün evine kapanıyor.Evinden çıktıktan sonra neye nazar ediyorsa,nazarı değiyor(Koyunlara,insanlara).Bunu öğrenen müşrikler,bu adamı peygamberimize gönderiyorlar.Fakat Allah'ın yardımıyla peygamberimize nazarı değmiyor.'' (HADİS-İ ŞERİF) Peygamber efendimiz nazarlık(nazar boncuğu)kullanmayı yasaklamış.Üzerine bu gibi şeyleri takan kimselerin beyatlarını(söz ve teslimiyet)kabul etmemiştir. Nazar boncuğu bir puttan farksızdır ve şirktir. NAZARA KARŞI OKUNACAK SURELER VE DUALAR: Fatiha S.-Kâfirun S.-İhlâs S.-Felak S.-Nas S. ve Âyet-el Kürsi. ''Eûzu bi-kelimâtillahi't-tammeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.'' ((Her şeytandan ve zehirli haşarattan ve dokunan her türlü gözden Allah'ın mükemmel olan sözlerine(Kur'ana) sığınırım.)) (HADİS-İ ŞERİF) (İ... Devamı

SİHİR=BÜYÜ

2011-11-21 17:17:00

  SİHİR=BÜYÜ Tarihin eski çağlarında çok yaygın olan sihir ve sihirbazlık, bugün müsbet ilimin çok geliştiği modern çağımızda dahi hâlâ etkisini sürdürmektedir. İlkel kabilelerde olduğu gibi modern toplumlarda bile pek çok kimse sihire inanmakta ve ondan korkmaktadır. Çeşitli gayeler için sihir yaptıranlar, sihirden medet umanlar, azımsanmıyacak kadar çoktur. Öyleyse nedir sihir?.. İnsanlar niçin bu sihir eylemine tevessül etmektedirler?.. İşte bu kısımda da kısaca bu konuyu açıklamaya çalışacağız. 1. Sihirin Tanımı: Sihir (sihr-büyü) kelimesi; şaşırtıcı etki, değiştirme, hüner, hile, gözbağcılık, aldatma, batıl, bir şeye hak diye göstermeye çalışma anlamlarına gelmektedir. Efsun veya Afsun kelimeleri de aynı anlamda kullanılır. Deyim olarak ise sihir: "Bazı güçler kullanarak canlı ve cansız varlıkları, özellikle insanları istenilen yönde etkilemek amacıyla yapılan eylem"'14' olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle, "Birtakım gizli kuvvetlerle bağlantı kurarak iş görme, akıl dışı olayları gerçekleştirme eylemi"'15' diye tarif edilmektedir. İbn-i Esir, "Nihaye" adlı eserinde sihiri (büyüyü) "bir şeyi yönünden çekip çevirmek, değiştirmek" anlamında kullanmıştır. Bedreddin Aynî de "Umdetül Kâri" adlı eserinde sihri, "kötü işlerde görülen, itiraz ve reddedilmesi güç olmayan olağanüstü işler"(16) diye tarif etmiştir. Ord. Prof. İsmail Hakkı İzmirli ise: "Hud'a (hile, aldatma)dır. Aslı da yoktur hakikati de" demiştir. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından büyük âlim Ömer Nasuhi Bilmen ise şunları söylemektedir: Sihir: Sebebi... Devamı

3.BÜYÜNÜN(SİHİRİN)DOĞUŞU

2011-11-21 17:14:00

  3.BÜYÜNÜN(SİHİRİN)DOĞUŞU   Yukarıda adı geçen surelerin mealleri şöyledir: İhlâs Suresi: "1-4 (Ey Muhammed)! De ki O Allah bir tektir. 2. Allah herşeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. 3. O doğurmamış ve doğmamıştır. 4. Hiçbirşey O'na denk değildir." Felak Suresi: "1-5. (Ey Muhammed!) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım." Nas Sûresi: "1-6 (Ey Muhammed) de ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım." 1. İki kişiyi birbirine yaklaştırmak ya da uzaklaştırmak için yapılan "SICAKLIK veya SOĞUKLUK" büyüsü, 2. İnsanın bazı güç ve organlarını çalışamaz hale getirmek amacıyla yapılan "BAĞLAMA" büyüleri, 3. Karşısındakini hasta etme, deli etme, sakatlama ve kötürüm haline getirmek gayesiyle yapılan "DÜŞMANLIK" büyüleri, 4. Yapılan büyünün tesirini kaldırmak için yapılan "karşı büyüleri" vb. Daha başka türlü amaçlar için de büyücülere sihirler yaptırılmaktadır. 3. BÜYÜNÜN(SİHİRİN)DOĞUŞU "Sihir, tabiat kuvvetleriyle insanlar arasında birtakım gizli ilişkilerin bulunduğu ve tabiattaki bütün varlıkların insanın anlayış gücünü aşan, bilinemeyen gizli kuvvetler tarafından yönetildiği inancından doğdu. Totem dinleri çağındaki din görevlileri ve rahipler kendilerinde gizli kuvvetlerle ilişki kurabilmek için bir ... Devamı

4.Sihir Bozma ve İslâm'da Sihir

2011-11-21 17:11:00

4. BÜYÜ BOZMA: Günümüzde pekçok insan, özellikle hanımlar sihirden (büyüden) ziyadesiyle korkmaktadırlar. Büyücüler bu korkudan istifade etmesini başararak bir sürü iğrenç ve gülünç safsatalar uydurmuşlardır. Bunlara da "Sihir bozucu Efsunlar" adını vermişlerdir. Kendisine sihir yapıldığına inananlar bu işlerle uğraşan "Cinci" hocalara(!) giderek kucak dolusu paralar ödemektedirler. Oysa bu safsataların İslâmi hiçbir dayanağı yoktur. Ancak ne hazindir ki halkımızdan pekçok insan bunlara kanmakta ve inanmaktadır. İşte sihir bozma için yapılan efsunlardan bazı örnekler: 1. Zeytin çekirdeği, vücudun çeşitli yerlerinden koparılmış kıllar, leylek pisliği, zırnık, iğde çekirdeği gibi bazı şeyler yakılarak dumanıyla tütsülenirse sihir bozulurmuş. 2. İçine 7 dükkanın süprüntüsü, çalınmış pancar, yeşil kağıt atılmış su ile bir saçak altında yıkanılırsa yine sihir bozulurmuş. 3. Kirpi kanı içmek sihiri bozarmış. . 4. Deniz aşın seyahat yapmak yine iyi gelirmiş. 5. Nikah kıyılırken erkeği bağlamak için yapılan büyüye karşı ise iki yumurta haşlamak ve soyduktan sonra, üzerine belirli yazılar yazmak, bunlann birini erkeğe, birini kıza yedirmek gerekirmiş. 6. Bir baltanın demir kısmına yine belirli yazılar yazıp baltayı ocağa gömmek ve demiri kızannca boş bir dolapta üzerine su dökmek. 7. Değirmen dolabından veya çarkından sıçrayan su ile yıkanmak(21). 8. 7 kapı eşiğinden birer parça koparıp ateşe atarak onun dumanıyla evin her tarafım tütsülemek. 9. Demir tortusunu suya atarak onunla yıkanmak. 10.100 dirhem pirince bazı dualar okuyarak pilavını pişirmek, bu pilavı büyünün etkisi altında kalan kimseye yedirmek. 11. Kırl... Devamı

BÜYÜ ŞÜPHESİNDE:

2011-11-21 17:03:00

    BÜYÜ ŞÜPHESİNDE: Birinci yol: Bir bardak suya 101 sefer "La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin" okur ve 1 Ayetel Kürsi ve 1 Fatiha Suresini okuyup içerse içinde yanma varsa anlayın ki o büyüdendir. İkinci yol: Kişi üzerine Rahman Suresi, Cin Suresi 1-13 ayetler okunur,eğer kişi de sıkılma daralma olursa o zaman bunda büyü var demektir. BÜYÜNÜN BOZULMASI İÇİN: 7 adet defne yaprağı üzerine 3 Ayetel Kürsi ve 1 Fatiha demlenip içilirse o gece rüyanızda ,eğer büyü var ise çözüldüğünü gösterirler.     BÜYÜ VE CİNLERDEN KORUNMAK İÇİN Bir sabah ezan okunurken bir bardak suya,11 Ayetel Kürsi,11 Fatiha Suresi,11 Felak-Nas,11 sefer de "La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin" 11 defa "La havle vela kuvvete illa billah il aliyyil azim" diyerek suya okur ve namazını kıldıktan sonra evinin penceresini açıp gökyüzüne 3 dakika baktıktan sonra niyetini tutup içerse o gün üzerinde o sihrin veya musallat olan varlıkların(cinlerin) gittiğini bir saat içinde anlayacaktır. KASR-I ARİFAN DERGİSİ-EKİM 2011 S/44-45 ... Devamı

:CİN VE ŞEYTAN:

2011-11-21 17:00:00

:CİN VE ŞEYTAN: CİN (CİNN): Allah'ın(c.c) ateşten ve havadan yarattığı gözle görünmeyen yaratık. Cinler ulvi(yüce,değerli) müslüman cinler ve sufli(bayağı,değersiz) gayri müslüm cinler olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Müslüman olanları,Allah'ınemirlerini yerine getirip,yasaklarından kaçar.Gayri müslüm yani müslüman olmayan cinler ise Allah'a isyan edenlerdir.İnsanlara zararı dokunanlar bu süfli gruba mensup olanlardır. CİNNET: Cin tutma,cinne çarpılma,cin çarpması,delilik. CİNNİ: Cinne ait,cinnle ilgili. ŞEYTAN: İblis. Allah(c.c)'ın emrine karşı gelip,Allah'ın gazabına uğramış,daima şerleri ve kötü şeyleri temsil eden ateşten yaratılmış varlık. Şeytan(Satan)İbranice asıllı bir kelime olup,rakip,muhalif gibi anlamlara gelir. Şeytanın isimleri: İblis=Eba mürre=Lüzüfer=Satan ŞEYTAN CEHENNEMDE NASIL AZAB GÖRECEK? Cehennemde bir yer vardır ki, Zemherir denir.Yani soğuk cehennem dir.Soğukluğu pek şiddetlidir.Bir an bile dayanılmaz. İmansızlara bir soğuk,bir sıcak, sonra soğuk, sonra sıcak Cehenneme atılarak azab yapılır. (Feraid-ül fevaid) Cehennemde soğuk Zemherir azablarının bulunduğu,İmam-ı Gazali Hz.lerinin Kimyayı Saadet ve başka kitaplarında da bildirilmektedir. İlk insan topraktan yaratıldı. Diğer insanların bedenleri toprak maddelerinden meydana geldi.Fakat insan,ettir,kemiktir,toprak değildir.Cin de, şeytan da böyledir. Ateş ve havadan yartılmışsa da ateş ve hava değildir. (Eşbah) Allah'ın kudreti sonsuzdur.Aciz değildir.Şeytana soğuk Cehennemde de,sıcak Cehennemde de azab eder. Demir testere demiri kestiği gibi,ateş de ateşi yakar. Allah için hiçbir güçlük yoktur.Cehennem ateşi o kadar şiddetlidirki,dünyaya bir kıvılcım gelse her şeyi yakıp kül eder. (Tergib) ... Devamı

Kurban kesmek bir gelenekmidir? Yoksa ilahi bir emirmidir?

2011-11-21 16:59:00

                                                       :KURBAN KESMEK:   Kurban kesmek bir gelenekmidir? Yoksa ilahi bir emirmidir?    KURBAN:  Allahü tealanın rızasını kazanmaya vesile olan şey;eti fakirlere dağıtılmak gaye ve niyetiyle farz,vacip,sünnet olarak kesilen  kurbanlık hayvan.     Arapça’da gerek maddi gerekse manevi her türlü yakınlığı ve yakın olmayı kuşatacak bir anlam yelpazesine sahip olan “ Kurban” kelimesi fıkıhta “belli vakitte belirli cinsten hayvanların şer’an belirlenmiş usulde Allah için kesilmesi”demektir.   HÜKMÜ: Dinen aranan şartları taşıyan bir Müslüman’ın kurban kesmesi Hanefimezhebine göre vacip,diğer mezheblere göre ise müekked sünnettir. (Peygamberimizin hiç terk etmediği ibadet) Resûl-i Ekrem Efendimiz“ Ey insanlar,her sene her ev halkına kurban kesmek vaciptir.” hadis-i şerifle,hali vakti yerinde olanların kurban kesmelerini emretmiştir.     “Kim(mal)genişliği bulurda kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın”                  (HADİS-İ ŞERİF-Et-Terğib ve’t-Terhib,c.2,s.155)           SÂFFÂT SURESİ 99-110.AYETLER: “(İbrahim) dedi ki: “Ben Rabb’ime gideceğim.O beni doğru yola iletecek. Rabb’im bana iyilerden(bir çocuk)lutfet !”Ona halim bir erkek çocuk müjdeledik. (Çocuk) onun yanında koşma çağına e... Devamı

KADER:

2011-11-21 16:55:00

:KADER: (İnsan,kendi kaderini kendisimi belirler?Allahü teala mı belirler?Yoksa her ikisidemi?) Kâinatta meydana gelen her şey,muhakkak yüce Allah’ın bilmesi,dilemesi ve yaratmasıyla olur. Onun için herhangi bir şeyin belirli bir şekilde meydana gel-mesini,Cenab-ı Hakk’ın ezelde dilemiş olmasına “KADER” denir.Yüce Allah’ın böyle dilemiş olduğu herhangi bir şeyi,zamanı gelince meydana getirmesinede “Kaza” denir. Örneğin,herhangi bir insanın falan günde meydana gelmesini yüce Allah’ın ezelde dilemiş olması bir kaderdir.O insanın takdir edilmiş günde yaratılması da bir kazadır.Bununla beraber kaza sözü,takdir ve hüküm manasınada gelir. Kaderiyye ve Mutezile(sapkın mezhebler)’ye göre;Allah insanlara kudret ve irade vermiştir.İnsanlar bütün işlerini yaratır(Kul fi’linin hâlıkıdır). Yani amelinin yaratıcısıdır,derler.Kolun titremesi,kalbin atması kendiliğinden oluyor.Fakat kolu kaldırmayı,yürümeyi insan yapıyor,dediler. İnsan,istekli işlerini kendi yapmasaydı Allah iyiliklere mükâfât kötülüklere azâb yapması adaletsizlik olurdu,dediler.Böyle inanışlarına kanıt olarak; “Allah insanlara zulm etmez.İnsanlar kendilerine zulm ediyorlar”ve “Yaptıklarının cezasıdır” mealindeki ayeti-kerimeleri öne sürdüler. Bir başka sapkın mezheb olan Cebriye(Yazgıcılık,Kadercilik-Fatalizm)’ye göre; Bütün olacak şeyleri kalem ezelde yazdı ve sonradan değiştirilmemesi için mürekkebi de kurudu.Her şey ezelde takdir olunmuştur.Allah’ın ilminde olanlar ve ezelde takdir ettiği her şey,öylece hasıl(meydana gelmesi)olacaktır.Bunu kimse değiştiremez,dediler. Ayrıca insanın yaptığı iş ve hareketlerden sorumlu olamayacağını söylediler.Hadid S.23.Ayeti ileri sürdüler.... Devamı

:ŞİRK(Allaha ortak koşmak):

2011-11-21 16:53:00

  :ŞİRK(Allah'a ortak koşmak): NİSA S.116.AYET: “Allah,kendisine ortak koşulmasına bağışlamaz. Bundan başka her şeyi dilediğine bağışlar.Allah’a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür” BAKARA S.165.AYET: “İnsanlardan kimi,Allah’tan başka eşler tutar,Allah’ı sever gibi onları severler.İnananlar ise en çok Allah’ı severler…..” MAİDE S.116.AYET:“Ve yine Allah demişti ki: “Ey Meryem oğlu İsa,sen mi? insanlara: Beni ve annemi,Allah’tan başka iki tanrı edinin(Teslis inancı,üçleme)dedin?” “Hâşâ,dedi,sen yücesin,benim için gerçek olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz” ET-TEVBE S.30-31.AYETLER: “Yahudiler, ‘Üzeyr Allah’ın oğludur’ dediler.Hristiyanlar da: ‘Mesih Allah’ın oğludur’ dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözleridir. (Sözlerini),önceden inkâr etmiş(olan müşrik)lerin sözlerine benzetiyorlar.Allah onları kahretsin nasıl da(haktan batıla) çevriliyorlar.!..Hahamlarını ve rahiplerini Allah’tan ayrı rehber edindiler,Meryemoğlu Mesih’i de.Oysa kendilerine yalnız tek tanrı olan Allah’a ibadet etmeleri emredilmişti. Ondan başka ilah yoktur. O,onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir(kusur,eksiklik ve muhtaçlıktan uzak)” CASİYE S.23.AYET:“Hevasını(zevkini.arzusunu)ilah edenlerigörmedin mi?Ya habibim” Açıklama: Heva,nefsani arzu ve eğilimleri ifade eden terimdir. Akıl ve din dışı talep ve isteklerdir.Doğru-yanlış,iyi-kötü ayırımı yapmadan haz ve zevk peşindekoşmaktır.Heva sadece şehevi tutkular değildir.Kulluk şuuru dışındaki her türlü “tutku”hevanın eseridir.İster servet,ister şehvet,isterse şöhret ve makam mevki olsun fark etmez. Bunları ins... Devamı

:KURAN MEALCİLERİ(SAPKIN FIRKA HANİFÇİLER):

2011-11-21 16:50:00

  :KUR'AN MEALCİLERİ(SAPKIN FIRKA HANİFÇİLER): Davranışlarındaki sertlik,imanlarındaki taasup ve kendi inanışlarında olmayanları küfürle(müşrik,münafık,kâfir) suçlamak bakımlarından Vehhabiliğe ve Haricilere benzerler. Bunlar amelde ve itikatta yeni bir takım esaslar kabul ettiklerini,taasubdan(bağnazlık)dolayı fikir ve vicdan hürriyeti tanımadıklarını ileri sürenlerde var.Kur’anı ve bazı hadisleri temel aldıklarını (özellikle tasavvuf kokan hadisleri kabul etmiyorlar)geleneksel fıkıhı(4 büyük imamın fıkıhını)kelam ilmini tasavvufu kesinlikle,kabul etmiyorlar. Yeni Selefiyeler(M.Reşit Rıza,Muhammed Abduh)de aynı görüşteler. Cemaleddin Afgani(Mason.ajan),M.Reşit Rıza ve Muhammed Abduh’u fikirleriyle ve düşünceleriyle etkilemiştir. Kur’an Mealcileri mezhebleride kabul etmiyorlar.Bu hareketin taraftarları,Vehhabilik gibi kendilerine “Muvahidün yani muvahid(Allah’ı birleyiciler)sıfatını takarlar. Doktrinleri(öğretilerini,görüşlerini)kabu l etmeyenleri özellikle Sünni Müslümanları(Ehl-i Sünneti)şirkle suçlarlar. Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin görüşlerini kesinlikle kabul etmezler. Öğretilerine göre(Vehhabilik gibi)Tasavvuf ve tarikat gibi müesseseler İslam dışı olup,Ehl-i Sünnetin Evliya,Şeyh tanıdıkları şahsiyetlerede “Şeytanın dostları”demektedirler.Dinin doğrudan Kur’an dan öğrenilmesi gerektiğini ileri sürerler. Ayrıca İcma’yı ve Kıyas’ı da kabul etmezler.İnsanları şirk ve bid’atlerden kurtularak gerçek dine girmeye davet ederler.Müslümanların genelinin dalalete düştüklerini mezar ve türbe ziyaretleri,tarikatlara girme ve benzeri işler yüzünden tevhidin bozulduğunu,dolayısıyla onların şirke batmış müşrikler olduğu... Devamı

:ZİKİR(ALLAHI ANMAK):

2011-11-21 16:46:00

:ZİKİR(ALLAH'I ANMAK): ZİKİR: Allah'ı anmak, hatırlamak ve tesbih etmek demektir. "...Allah'ı anmak ve devamlı hatırda tutmak şüphesiz en büyük ibadettir..." (ANKEBUT S. 29/45) "Öyleyse siz, bütün zamanlarınızda beni anın.Beni aklınızdan çıkarmayın ki,bende sizi her an bağışlamak ve sevap vermekle anayım..." (BAKARA S. 2/152) "Rabb'ini alçakgönüllülükle,korku ve duyarlılık içinde sesini yükseltmeden,sabah akşam zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma..." (ARAF S. 7/205) "...Allah'ı namaz dışında da daima hatırlayın ki mutluluğa erişebilirsiniz." (CUMA S. 62/10) "....Allah'ı durmaksızın çokça zikr eden,anan erkek ve kadınlar varya,işte onlara Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır." (AHZAB S. 33/35) "Ey inananlar,Allah'ı çok anın." (AHZAB S. 33/41) "Ve O'nu sabah akşam tesbih(zikr,anmak)edin" (AHZAB S. 33/42) "Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkasında(namazların arkasından)O'nu tesbih(zikir)et" (KAF S. 50/40) "......sonra derileri(vücudları) ve kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar......" (ZÜMER S. 39/23) "Kendilerine ne ticaretin,ne de alışverişin Allah'ı anmaktan,namaz kılmaktan,zekat vermekten alıkoymadığı erkekler.(Onların)yüreklerin ve gözlerin(dehşetten)ters döneceği günden korkarlar. (NUR S. 24/37) "Onlar inanmışlardır ve kalbleri,Allah'ı anmakla yatışır; iyi bilin ki ancak Allah'ı anmakla kalbler yatışır." (RA'D S.13/28) "Onlar ayakta,oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar,göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabb'imiz(derler),bunu boş yere yaratm... Devamı

TASAVVUF VE CİHAD

2011-11-21 16:43:00

  TASAVVUF VE CİHAD Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA Eskişehir Bismillahirrahmanirrahim. Değerli kardeşlerim!.. Fransız şairi Lamartine'nin bir sözü var... On ciltlik bir Türkiye tarihi yazmış ve onun ön sözünde diyor ki: "Türkleri anlıyabilmek için, onlarla özdeşleşmiş olan dinlerini öğrenmek lâzım!.. Dinleri olan İslâm'ı da öğrenmek için Muhammed'i bilmek lazım. Onun için, ben eserimin birinci cildini Muhammed'e ayırdım." diyor ve ilâve ediliyor: "On senede hazırlayıp size sunduğum bu binlerce rivayet içinde, edip olan ben değilim. Konunun bizâtihi kendisi edibânedir. Yâni İslâm'ın kendisi buna lâyıktır." diyor. Bana verilen konu biraz çetrefilli bir konu... Biraz mayınlar üzerinde oynayan bir rolü gerektiriyor. Ve tarih deyince insanın aklına mutlaka bir kronoloji geliyor. Ben de biraz tasavvufun adeta kronolojisini yapmaya çalışacağım. Çünkü dün, Akif Bey kardeşimiz "Bu Adem'den başlıyor." dedi; doğrudur. Şimdi madem ki Adem'den başlıyor biz de ondan başlıyalım. Ama bugüne kadar nasıl getireceğiz. Bu kısa dakikalar içerisinde inşaALLAH gayret edeceğiz. ALLAH-u Teâlâ, Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki: "Ben insanları ve cinleri sadece bana kulluk yapsınlar diye yarattım." O halde İslami yaşantının özü olan tasavvuf bunu mündemicdir, içine almıştır. Biz kulluk yapmak üzere, zahid olmak durumundayız. Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda, ALLAH-u Teâlâ insanları dört sınıfa ayırıyor. Bunların dışında yok: Mü'min, kâfir, münafık, bir de müzebzeb olanlar, yâni ne oldukları belli olmayanlar... Menfaati neredeyse, bir orada bir burada görünür, onda... Devamı

:CİHAD:

2011-11-21 16:37:00

:CİHAD: NİSA SURESİ 95.AYET:“Mallarını,canlarını feda ederek din düşmanları ile,Allah rızası için cihad eden müslümanlar,oturup,ibadet edenlerden daha üstündür.Hepsinede,Cenneti söz veriyorum” TEVBE SURESİ 24.AYET: “De ki,eğer babalarınız,oğullarınız,kardeşleriniz, hanımlarınız,aşiretiniz(hısım,akraba ve yakınlarınız) kazandığınız mallar,kesâda uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler,binalar,konaklar size Allah’tan Resulünden ve Allah yolunda cihadetmekten daha sevgili ise,Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez” TEVBE SURESİ 41.AYET: “Hafif ve ağırlıklı olarak(Kuvvetli-zayıf,genç-yaşlı,zengin-fakir,yaya-atlı,silahlı-silahsız hepiniz)savaşa çıkın,malınızla,canınızla Allah yolunda cihad edin! İyi bilinki bu sizin için daha hayırlıdır” “Kâfirlere karşı malınızla, canınızla,dilinizle cihad edin!” (HADİS-İ ŞERİF. R.Muhtar) ANKEBUT S.6.AYET:“Herkes kendisi için cihad etmiş olur(Faydası kendisinedir)” ANKEBUT S.69.AYET: “Şunlar ki uğrumuzda çaba harcarlar,mücahede(Din düşmanları ile savaşma,gayret etme)ederler.Elbette onlara mânâ yollarını açarız” MUHAMMED S.31.AYET:“And olsun ki içinizden cihad edenlerle sabır edenleri,belirleyinceye kadar ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz” “Allah’a eş koşanlarla(müşrikler)mallarınız,canlarınız ve dillerinizle mücadele ediniz” (HADİS-İ ŞERİF. Ebu Davud) “Cennet kılıçların gölgesi altındadır”(HADİS-İ ŞERİF.Buhari ve Müslim) HUCURAT S.15.AYET: “Gerçek müminler o kimselerdir ki onlar Allah’a ve O’nun peygamberine inanırlar.İnandıktan s... Devamı

NEFS NEDİR?

2011-11-21 16:33:00

NEFS NEDİR?    :NEFS(NEFİS-ÖZ VARLIK): YUSUF S.53.AYET:“Ben nefsimi temize çıkarmam.Çünkü nefis,daima kötülüğü emredicidir.Meğer Rabb’imin esirgediği bir nefis ola.Rabb’im bağışlayan,esirgeyendir” “Harpten döndüğü zaman Hz.Muhammed(s.a.v): ‘Artık küçük cihaddan büyük cihada döndünüz’ buyurdu. -Ya Resulullah,biz harpten dönüyoruz.Bizimki küçük oluyor da,büyük cihad nedir? -Büyük cihad nefis mücadelesidir’ buyurdu” (HADİS-İ ŞERİF) “(Hakiki)mücahid,Allah’ın Zâtı(rızası)uğrunda nefsiyle cihad edendir” (HADİS-İ ŞERİF. Ahmed b. Hanbel’in müsnedi) “Nefsini bilen,Rabbini bilir” (HADİS-İ ŞERİF. Keşfü’l-hafâ,II,262) ŞEMS S. 9.AYET:“Nefsini kötülüklerden arındıran,umduğuna nail olur” “Senin en büyük düşmanın iki yanın arasındaki nefsindir” (HADİS-İ ŞERİF. Beyhaki) “Her kim nefsiyle mücadele eder,nefsinin arkasından gitmezse,o kimse keşif ve keramet sahibi olur” (HADİS-İ ŞERİF) “Sen de kendine gel,köpek nefsini diriltmeyi isteme.Çünkü o nice zamandır senin düşmanındır” (MEVLANA. Mesnevi II.cilt s/174) “Nefsinin ‘Bu kötü’ dediğine kulak asma.Çünkü onun işi hep zıddınadır.Onun dediğinin zıddını yap. Âlemde peygamberlerinde vasiyetleride böyledir” (MEVLANA. Mesnevi II.cilt s/174) “Nefsine uyan,rezil olmuştur.Artık,yatıp kalkarken onun yoldaşı şeytandır” (Hz.Ahmed Yesevi) “Dünya,insanı hevâ ve heve... Devamı

DİNDE REFORMCULAR VE BİDAT:

2011-11-21 16:30:00

  DİNDE REFORMCULAR VE BİD'AT: REFORM: Islah,yenilik,bozulmuş bir şeyi eski doğru haline getirmek,demektir. Dinde reform olmaz.Dinde reform yapmak,dinin aslını,özünü bozmaktır. Reformcuların,yenilik dedikleri aslında dinde bid’atttır.Dinde bid’at demek;Ashab-kiram zamanından ve tabi’in zamanından sonra,ortaya çıkan dinde yapılan eklemeler ve çıkarmalar yani ibadette,itikâdda yapılan değişiklerdir. Âdetlerde yapılan değişiklikler,bu bid’atin dışında kalmaktadır.Mesela,yemekte içmekte,binek ve taşıma vasıtalarında,binalarda yapılan yenilikleri,değişiklikleri dinimiz reddetmez. Hadis-i Şeriflerde kötü olduğu(Bid’at-i Seyyie)bildirilen dindeki bid’atlardır. Yani dinde reformlardır.Bunlar ibadetlere yardımcı değildirler.Hepsi ibadetleri değiştirmekte,bozmaktadırlar. BİD’AT İLE İLGİLİ HADİSLER: “Bir bid’at küfre yol açmasa bile bunu ortaya çıkaranın orucu,haccı,umresi,cihadı,tevbesi ve hiçbir iyiliği kabul olmaz.Bu kimsenin,yağdan kıl çıkar gibi, müslümanlıktan çıkması kolay olur.” (İBNİ MÂCE) “Bir ümmet peygamberlerinin vefatından sonra,dinde bid’at çıkarırsa buna benzer bir sünneti kaybeder.” “Bid’at sahibi,bid’atinden vazgeçmedikçe Allahü teâlâ onun hiçbir ibadetini kabul etmez.” (İBNİ MÂCE) Bir insan,bir işi,Rabbinin izin verdiğini düşünmeden,kendi görüşü ile yaparsa,O’na kulluk yapmamış,müslümanlığın icabını yerine getirmemiş olur. Bu iş,itikadda,inanmakta ise ve inanılması lazım olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan şeylerden ise,bu inanışı(Küfre sebep olan bid’at) olur.Bu bid’at insanı dinden çıkartır. Dinde reformcuların,ilimleri gırtlaktan yukarıda ve... Devamı

Y.Nuri Öztürk 3 vakit namazı ve Reenkarnasyonu savunuyor.Türban

2011-11-21 16:28:00

  Y.Nuri Öztürk 3 vakit namazı ve Reenkarnasyonu  savunuyor.Türbanada karşı... Y.Nuri Öztürk'e Namazla ilgili sıkça sorulan sorular Linki tıklayın http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=911 Yaşar Nuri Öztürk’e Göre Reenkarnasyon(Yeniden bedenlenme) Yaşar Nuri ÖZTÜRK Star, 27.07.2003 Linki tıklayın http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reen...-reenkarnasyon/ Yazıda Y.Nuri Öztürk ,Süleyman Ateş için ne diyor? "Müfessir Süleyman Ateş’le bizim de katıldığımız bir grup ise şu görüşün Kur’an’a uygunluğu kanısındadır" Reenkarnasyon inancı İslâm için geçerli mi? Süleyman Ateş tarafından yazılan bu makale, 27 Mayıs 2005 Cuma günü yayınlanan Vatan Gazetesindeki köşe yazısıdır. http://www.turkcebilgi.com/kose_yazisi_763...gecerli-mi.html HAYDA!.. DİYANET İŞLERİ ESKİ BAŞKANI SÜLEYMAN ATEŞ, YAŞAR NURİ ÖZTÜRK GİBİ 5 VAKİT NAMAZI 3'E DÜŞÜRDÜ 24 Haziran 2003 Salı http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=89430   ... Devamı

NAMAZ 3 VAKİT DİYEN REFORMCULARA CEVAP

2011-11-21 16:20:00

NAMAZ 3 VAKİT DİYEN REFORMCULARA CEVAP    :NAMAZ(SALAT): NİSÂ SURESİ 102.AYET:“Sende içlerinde bulunup onlara kaamet okuyarak namazı başlattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silahlarınıda yanlarına alsınlar(Namazda olanlar)secdeye vardıklarında… NİSÂ SURESİ 103.AYET:“Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta,oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak)Allah’ı anın;güvene kavuştunuz mu namazı(tam)kılın. Çünkü namaz,müminlere vakitli olarak farz kılınmıştır” RUM SURESİ 17.AYET:’’Öyle ise akşama girdiğiniz zaman da,sabaha erdiğiniz zamanda tesbih Allah’ındır. RUM SURESİ 18.AYET:’’Göklerde ve yerde,günün sonunda da,öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O’na mahsustur. TÂHÂ SURESİ 130.AYET: “Onların dediklerine sabret.Güneşin doğmasından (Sabah namazı) ve batmasından(Akşam namazı)önce Rabb’ini överek tesbih et..” HÛD SURESİ 114.AYET:’’Gündüzün iki tarafında (Sabah,Akşam) ve geceye yakın(Yatsı namazı) saatlerinde namaz kıl……..’’ BAKARA SURESİ 238.AYET:’’Namazları ve orta(ikindi)namazı koruyun.Gönülden bağlılık ve saygı ile Allah’ın huzuruna durun.’’ İSRÂ SURESİ 79.AYET:’’Gecenin bir kısmında,sana mahsus bir nâfile(Teheccüd)namazı kılmak üzere uyan.’’ CUMA SURESİ 9.AYET:’’Ey inananlar,Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, Allah’ı anmağa koşun.Alışverişi(işi gücü) bırakın.Eğer bilirseniz bu,sizin için daha hayırlıdır.’’ ZÂRİYAT SURESİ 18.AYET:“Seherlerde(Sabah namazı)istiğfar(tevbe)ederlerdi” İNSAN SURESİ 26.AYET: “Gecenin bir b&ou... Devamı

İSLAMDA REENKARNASYON VARMI?

2011-11-21 16:17:00

  İSLAMİYET AÇISINDAN REENKARNASYON   İSLAMDA REENKARNASYON VARMI?    Reenkarnasyon, Transmigrasyon, Palinjenezi ve Metampsikoz İnsanın nefsi'nin ölümden sonra bir baska bedene gecerek yeniden hayata dondugunu iddia eden inanc sistemine reenkarnasyon (ya da Arapca adiyla: tenasuh} denilmektedir. Latince kokenli bu kelimenin etimolojik anlami ise "yeniden ete burunme"dir. Reenkarnasyon kelimesi nefsin bir bedenden bir baska fakat ayni turden bir bedene gecmesi icin kullanilmaktadir. Nefsin bir insan bedenini terk ettikten sonra mesela bir bocek, bir hayvan ya da bir bitki gibi baska bir turun bedeninde yahut da bir cin'in suretinde yeniden hayat bulmasi kastediliyorsa buna transmigrasyon denilmektedir. Ayrica "yeniden dogus" anlaminda palinjenezi'den, ya da "nefsin farkli tavirlari" anlaminda da metampsikoz'dan bahsedilmektedir. Bugun avam, butun bu kavramlar arasindaki nuanslarin farkinda olmadigi icin, hepsini birden reenkarnasyon kelimesiyle ifade etmektedir. Oysa palinjenezi de metampsikoz da reenkarnasyonla ozdes kavramlar degildir; zira bunlar "yeniden dogus"un ve "nefsin farkli tavirlari"nin mutlaka yeni bir bedende vuku bulmasini gerektirmemektedirler. Bu yazida, yalnizca, avamin birbirleriyle esanlamliymislar gibi idrak ettigi reenkarnasyon ve transmigrasyon kavramlarinin Islamiyet acisindan degerlendirilmesi yapilmaktadir. Reenkarnasyon ve transmigrasyon eski Misirlilar'in, Yunanlilar'in, Keltler'in, Hindular'in ve Budistler'in inanc sistemlerinde ve dunya goruslerinde merkezi bir rol oynamistir. Pitagor ve Eflatun gibi filozoflar ve kadim Iskenderiye Felsefe Okulu da bu fikirlere munis bakmislar ve bunu hem salt felsefe ve hem de ahlak acisindan incelemislerdir. Ozellikle Plotinus, gunahlarin kefaretini odemek acisindan, transmigra... Devamı

:ZİNA VE HOMOSEKSÜELLİK(EŞ CİNSELLİK):

2011-11-21 15:58:00

:ZİNA VE HOMOSEKSÜELLİK(EŞ CİNSELLİK): ZİNA: Nikahsız olan kadınla erkeğin çitleşmesi,ilişki kurması. HOMOSEKSÜELLİK: Aynı cinsler arasındaki sapık ilşkiye denir.İki türlü eş cinsellik vardır. 1)LİVÂTA(LUTİLİK): Erkekler arasındaki sapık cinsel ilişki. 2)SAFİZM-LEZBİYENCİLİK(SEVİCİLİK): Kadınlar arasındaki sapık cinsel ilişki. İSRÂ S. 32.AYET: “Zinaya yaklaşmayın.Çünkü o,açık bir kötülüktür,çok kötü bir yoldur” NUR S. 3.AYET: “Zina eden erkek,zina eden veya ortak koşan kadından başkasıyla evlenmez;zina eden kadın da zina eden veya ortak koşan erkekten başkasıyla evlenmez.Böyleleriyle evlenmek müminlere haram kılınmıştır” NUR S.4.AYET: “Namuslu kadınlara(zina suçu)atıp da sonra(bu suçlamalarını ispat için)4 şahit getirmeyenlere 80 değnek vurun ve artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin.Onların yoldan çıkmış kimselerdir” ARAF S.80-82.AYETLER: “Hani Lut da kavmine şöyle demişti: ‘Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı,çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz,ölçüyü aşan(azgın)bir kavimsiniz’ Kavminin cevabı: “Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları,çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış” demekten başka olmadı” HUD S.81.AYET: “(Elçiler-Melekler)Dediler ki: ‘Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar.Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü(yola çık).Sakın,hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın;fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan,ona da isabet edecektir.On... Devamı

:FAİZ(Ürem-Riba):

2011-11-21 15:56:00

  :FAİZ(Ürem-Riba): FAİZ:İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr,getiri,ürem,riba,nema,artma ve çoğaltma. "Faiz yiyenler,ancak şeytanın dokunup çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onların:"Alış-verişte faiz gibidir' demelerinden ötürüdür. Oysa Allah,alış-verişi helal,faizi haram kılmıştır.Kime rabbinden bir öğüt gelir de(o öğüte uyarak faizden)vazgeçerse,geçmişte olan kendisinindir ve işi de Allah’a kalmıştır.(Allah onu affeder).Kim tekrar (faize) dönerse onlar ateş halkıdır,orada ebedi kalacaklardır” (BAKARA S.275.AYET) “Allah,faizi mahveder,sadakaları artırır.Allah, hiçbir günahkâr nankörü sevmez” (BAKARA S.276.AYET) “Ey inananlar,Allah’tan korkun,eğer inanıyorsanız,faizden(henüz alınmayıp)geri kalan kısmı bırakın(almayın)” (BAKARA S. 278.AYET) “Eğer böyle yapmazsanız,Allah ve elçisiyle savaşa girdiğinizi bilin.Tevbe ederseniz,ana malınız sizindir.Ne haksızlık ederseniz,ne de haksızlığa uğratılırsınız” (BAKARA S. 279.AYET) “Ey inananlar,kat kat faiz yemeyin.Allah’tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz” (AL-İ İMRAN S. 130. AYET) “Menedildikleri halde faiz almalarından ve haksız yere insanların mallarını yemelerinden ötürü(böyle yaptık)İçlerinden inkâr edenlerde acı bir azab hazırladık” (NİSA S.161.AYET) “İnsanların malları içinde,artması için verdiğiniz faiz(malı)Allah katında artmaz. Ama Allah’ın yüzünü(O’nun rızasını)isteyerek verdiğiniz zekat(a gelince);işte (onu verenler sevaplarını ve mallarını)kat kat artıranlardır” (RUM S. 39.AYET) “Halkın üzerine bir ... Devamı

:İSLAMDA ÇOK EVLİLİK (POLİGAMİ-TAADDÜD-İ ZEVCAT):

2011-11-21 15:53:00

:İSLAM'DA ÇOK EVLİLİK (POLİGAMİ-TAADDÜD-İ ZEVCAT): NİSA S. 3.AYET:“Eğer yetim kızlar hakkında adaleti yerine getiremiyeceğinizden korkarsanız sizin için helal olan(başka) kadınlardan ikişer,üçer,dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet(yine de) adalet yapamıyacağınızdan korkarsanız o zaman bir(eş)ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye)ile (yetinin).Bu sapmamanıza daha yakındır” AÇIKLAMA:Fıkıh alimlerinin ortak fikri şudur:Bu ayet evlenilen kadınların sayısını sınırlar ve dörtten fazla kadınla aynı anda evli olmayı yasaklar. Hadisler de bunu destekler niteliktedir.Taif’in başkanı Gıylan’ın Müslüman olduğunda 9 karısı vardı.Hz.Peygamber(s.a.v)ondan sadece 4 tanesini bırakıp diğerlerini boşamasını istedi. Nevfel İbn Muaviye’den de 5 karısından birini boşamasını emretmiştir. Bu ayetin kadınlar arasında eşit davranmak şartıyla poligamiyi(birden fazla kadınla evlenmek)sınırlandığında dikkat edilmelidir. İbn-i Cerir et-Taberi bu ayetin tefsirinde muhtemel ve menkul olan manaları zikrederken şunu da kaydeder:Bazıları,bu ayetin manası şudur,dediler “Nasıl yetimler hakkında adalet yapmamaktan korkuyorsanız kadınlar hakkında da onlarla zina etmekten korkun.Zina etmeyin. Fakat sizin için helal olan kadınlardan ikişer,üçer,dörder olmak üzere nikah edin.” Hz.İbn Abbas ve talebesi Hz.İkrime,bu ayeti tefsir ederken,bu emrin bir adaletsizliği ortadan kaldırmak için verildiğini iddia ederler. İslam’dan önceki günlerde,evlenilen kadınların sayısında herhangi bir sınırlama yoktu;bazıları bir düzine kadınla bile evlenirlerdi. Fakat onların artan ihtiyaçlarını karşılayamayınca,yetim yeğenlerinin veya diğer akrabalarının çaresiz yetim kızlarının mallarında el koyarlardı.Bu nedenle Allah,evlenilecek kadınların sayısını 4 ile sınırladı ve hepsine adaletli ... Devamı

Öldükten Sonra Çürümeyen Tek Kemik.

2011-11-21 15:47:00

                                           Öldükten Sonra Çürümeyen Tek Kemik.   İnsanın kuyruk sokumundaki en küçük kemik diye ifade edilen acbüzzenebe dair hadis-i şeriflerden biri şöyledir. Muteber hadis kitaplarında "ölümünden sonra insanın herşeyinin çürüyüp yok olacağı, ancak acbü'z-zeneb denilen kemiğin bundan müstesna olduğunu bildirilmiş, kıyamet koptuktan sonra ikinci yaratılışın bu çürümeyen kemikten derlenip toparlanacağını"haber vermiştir. Sahih-i Buhârî- İst: 1401 K Tefsirû Sûre, 39/3, 78/1; Ayrıca Sahih-i Müslim- K. Fiten: 141-143; Sünen-İ Nesâi- K. Cenâiz, 117; Sünen-i İbn Mâce- K. Zühd, 32; İmam-ı Mâlik- El Muvatta- K. Cenâiz, 49 “Bütün Âdem oğullarını toprak yiyecektir, kuyruk kemiği müstesna. Her Âdemoğlu bundan yaratılmıştır ve bundan terkib olunacaktır.” (İbnu Mace, Zühd, 32) Acbü'z-zeneb'le ilgili hadisleri tahlil ettiğimiz zaman, haşr (ikinci yaratılış) ile insanın ana rahmindeki oluşumu arasındaki münasebeti tesbit edebiliriz. Günümüzde tıp ilminin vardığı sonuç şudur: "Sperm ana rahmine düştüğü zaman (ilk oluşum esnasında) ana rahmiyle, insan embriyosu arasında birleştirici bir sap bulunur. Başlangıçta cenin bu sap üzerinde büyür. İşte bu sap, insan embriyosunun kuyruk sokumuna tekabül eden bölgesidir. Hadis-i şeriflerde acbü'z-zeneb diye ifade edilen kemiğin, yeniden dirilişin çekirdeğini teşkil edeceğini düşünmek mümkünd&... Devamı